
Kontrollü LEEP cerrahisi Nedir? Doğurganlığı Koruyan Tedavi | Prof. Dr. Hanifi Şahin – 2027
Ağustos 10, 2026
Subseröz Miyom Nedir? Tehlikeli midir? Belirtileri ve 2027 Tedavi Rehberi
Ağustos 13, 2026Kadın hastalıkları (jinekoloji) pratiğinde en sık karşılaşılan iyi huylu pelvik tümörler olan miyomlar, genellikle rahmin gövde (korpus) kısmında yerleşme eğilimindedir. Ancak vakaların yaklaşık %1 ila %2’si gibi çok daha nadir bir kısmında, miyomlar doğrudan rahim ağzı olarak bilinen “serviks” bölgesinde gelişir. Tıp literatüründe servikal miyom olarak adlandırılan bu kitleler, bulundukları anatomik bölgenin dar ve kritik komşuluklara sahip olması nedeniyle, diğer miyom türlerine kıyasla çok daha dikkatli, deneyimli ve milimetrik bir cerrahi planlama gerektirir. Özellikle henüz annelik duygusunu tatmamış, gelecekte çocuk sahibi olmayı (gebelik) planlayan genç kadınlarda, miyom temizlenirken rahmin bütünlüğünün (doğurganlığın) korunması tartışılmaz bir önceliğe sahiptir.
Günümüzde tıp teknolojisinin ve minimal invaziv (kapalı) cerrahi aletlerin gelişmesi sayesinde, geçmişte “rahmin tamamen alınması” (histerektomi) ile sonuçlanabilen birçok zorlu servikal miyom vakası, artık rahim korunarak son derece güvenli bir şekilde tedavi edilebilmektedir. Miyomların hücresel yapısı, üreme sistemi üzerindeki etkileri, modern cerrahi teknikler ve rahim koruyucu pelvik operasyonlar hakkında daha geniş kapsamlı tıbbi içeriklere ulaşmak için uzman jinekoloji rehberimizi ve iç kaynaklarımızı detaylıca inceleyebilir, sağlığınız için en doğru kararları alabilirsiniz.
Prof. Dr. Hanifi Şahin ile Rahim Koruyucu Modern Cerrahi
İstanbul / Nişantaşı – Şişli bölgesinde hizmet veren Jinekolojik Onkoloji ve Pelvik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hanifi Şahin, özellikle anatomik olarak zorlu bir bölge olan rahim ağzına (servikse) yerleşmiş büyük miyomların tedavisinde, hastanın doğurganlığını merkeze alan modern, rahim koruyucu (konservatif) cerrahi yaklaşımlar uygulamaktadır. Kapalı miyom ameliyatları (laparoskopi), cerrahi risk yönetimi ve hastaya özel tedavi protokolleri hakkında bağımsız, bilimsel bir referans için Prof. Dr. Hanifi Şahin’in resmi web sitesini güvenle ziyaret edebilirsiniz. Temel felsefemiz; kadının anatomik ve psikolojik bütünlüğünü koruyarak yaşam kalitesini maksimuma çıkarmaktır.
Tıbbi Açıdan Servikal Miyom Nedir? Anatomik Özellikleri Nelerdir?
Miyomlar (fibroidler veya leiomyomlar), rahim duvarını oluşturan düz kas hücrelerinin anormal bir şekilde, östrojen ve progesteron hormonlarının etkisiyle büyüyerek oluşturduğu iyi huylu (benign) tümörlerdir. Miyomların büyük bir çoğunluğu (%95’in üzeri) rahmin üst ve geniş gövde kısmında (korpus uteri) gelişir. Ancak servikal miyom, rahmin vajinaya açılan o dar ve tüp şeklindeki alt kısmında, yani rahim ağzında (serviks) oluşan miyomlara verilen isimdir.
Serviks bölgesi, pelvik anatomide adeta bir “kavşak” noktasıdır. Bu bölgenin hemen önünde idrar torbası (mesane), hemen arkasında kalın bağırsağın son kısmı (rektum) bulunur. Daha da önemlisi, böbreklerden mesaneye idrar taşıyan hayati kanallar (üreterler) ve rahmi besleyen ana atardamarlar (uterin arterler) tam olarak bu servikal bölgenin milimetrelerce yakınından geçer. İşte bu nedenle, rahim ağzında büyüyen bir kitle hem çevre organlara çok çabuk baskı yapar hem de bu kitlenin cerrahi olarak çıkarılması derin bir anatomi bilgisi ve yüksek cerrahi tecrübe gerektirir. Servikal miyomlar, bazen rahmin dışına doğru (ekzofitik) büyüyebileceği gibi, bazen de doğrudan servikal kanalın içine doğru büyüyerek vajinaya sarkabilirler.
Servikal Miyomların Yarattığı Belirtiler Nelerdir?
Rahmin tepe kısmında yer alan 5 cm’lik bir miyom yıllarca hiçbir belirti vermezken, rahim ağzı gibi dar bir alanda büyüyen 3-4 cm’lik bir servikal miyom hastanın hayatını ciddi şekilde zorlaştırabilir. Bulundukları bölgenin yarattığı fiziksel daralma ve çevre dokulara olan bası nedeniyle en sık karşılaşılan şikayetler şunlardır:
1. Mesane ve İdrar Yolu Problemleri
Rahim ağzının ön duvarından büyüyen bir kitle doğrudan mesaneye (idrar torbasına) veya üretraya (idrar çıkış kanalına) baskı yapar. Hastalar sürekli idrara çıkma hissi, idrarını tam boşaltamama, damla damla idrar yapma veya idrar yapmaya başlarken zorlanma (retansiyon) şikayetleri yaşarlar. İleri vakalarda üreterlere olan bası böbrek genişlemesine (hidronefroz) yol açabilir.
2. Disparoni (Cinsel İlişki Sırasında Ağrı)
Serviks, vajinanın en üst noktasında (apikal bölgede) yer alır. Burada bulunan sert ve büyümüş bir servikal miyom kütlesi, cinsel ilişki (özellikle derin penetrasyon) sırasında mekanik bir engel oluşturarak şiddetli acı, batma ve rahatsızlık hissine (disparoni) neden olur. Ayrıca vajinal bölgede sürekli bir dolgunluk, ağırlık veya “bir şey dışarı düşecekmiş” hissi yaratabilir.
3. Şiddetli ve Düzensiz Adet Kanamaları
Servikal kanalın içine doğru büyüyen kitleler, adet kanının dışarı akışını engelleyerek şiddetli adet sancılarına (dismenore) veya yüzeyi ülserleşen (tahriş olan) miyomlardan kaynaklı adet dışı düzensiz ara kanamalara, pıhtılı ve yoğun kanamalara yol açarak hastayı kansız (anemik) bırakabilir.
4. Bağırsak Problemleri ve Kronik Pelvik Ağrı
Arka duvardan büyüyen miyomlar rektuma (kalın bağırsağa) baskı yaparak inatçı kabızlığa, tuvalete çıkarken zorlanmaya ve pelvik taban kaslarında sürekli, künt bir kasık/bel ağrısına yol açabilir.
Miyom Hangi Durumlarda Kesinlikle Tedavi Edilmelidir?
Her miyom, teşhis edildiği anda acil bir ameliyat gerektirmez. Tesadüfen ultrasonografide saptanan, milimetrik boyutlarda olan ve kadının yaşam kalitesini bozmayan küçük kitleler 6 aylık periyotlarla sadece izlenebilir. Ancak servikal miyom söz konusu olduğunda, bulunduğu dar alan sebebiyle sorun çıkarma ihtimali yüksektir. Aşağıdaki kritik durumlardan biri veya birkaçı mevcutsa, cerrahi tedavi (miyomektomi) planlaması tıbbi bir zorunluluk haline gelir:
- Şiddetli ve Dirençli Adet Kanaması: İlaç tedavisine yanıt vermeyen, uzun süren, pıhtılı kanamalar nedeniyle hastanın kan değerleri (hemoglobin) sürekli düşüyor ve kişiyi halsiz, yorgun (anemik) bırakıyorsa.
- Miyomun Hızlı Büyümesi: Ultrason takiplerinde kitlenin 3-6 ay gibi kısa bir sürede hızla boyut artırması. Bu durum, binde bir de olsa miyomun kötü huylu bir kas kanserine (Leiomyosarkom) dönüşme riskini akla getirdiği için detaylı değerlendirilmeli ve çıkarılmalıdır.
- Gebelik Planlayan Hastalar: Serviks, gebelik sürecinde bebeği rahimde tutan bir kilit ve doğum anında bebeğin geçeceği kanaldır. Buradaki bir miyom; embriyonun tutunmasını engelleyebilir, tekrarlayan düşüklere yol açabilir, gebelikte hızla büyüyerek erken doğumu tetikleyebilir veya normal vajinal doğumu imkansız hale getirebilir.
- İdrar ve Bağırsak Fonksiyonlarının Bozulması: Mesaneye veya üreterlere yapılan baskı sonucu böbrek sağlığının tehlikeye girmesi, cerrahi müdahale için kesin (mutlak) bir endikasyondur.
- Kronik Pelvik Ağrı: Ağrı kesicilerin etki etmediği, hastanın sosyal hayatını, iş yaşantısını ve cinsel hayatını sekteye uğratan sürekli bası ağrıları.
Miyom Tedavisi ve Modern Tedavi Seçenekleri Nelerdir?
Günümüzde servikal miyom tedavisinde, hastaya özel (bireyselleştirilmiş) bir yol haritası çizilir. Tedavi algoritması; hastanın yaşına, doğurganlık (çocuk) isteğine, miyomun santimetrik büyüklüğüne, sayısına ve rahim ağzındaki tam yerleşimine (haritalandırmasına) göre belirlenir. Tıp dünyasında kabul gören güncel tedavi seçenekleri şunlardır:
1. Medikal (İlaç) Tedavisi
İlaçlar miyomları mucizevi bir şekilde tamamen yok etmez veya eritmez. Çeşitli hormon düzenleyiciler, doğum kontrol hapları veya GnRH analogları (menopoz iğneleri), genellikle ameliyat öncesinde hastanın kanamasını durdurmak, kan seviyesini (anemiyi) toparlamak ve büyük bir miyomu ameliyata kadar bir miktar küçülterek operasyonu daha güvenli hale getirmek (kan kaybını azaltmak) amacıyla geçici olarak kullanılır. İlaç kesildiğinde miyom tekrar eski hızında büyümeye devam edecektir.
2. Ameliyatsız Girişimsel Yöntemler
Miyom Embolizasyonu (UAE): Girişimsel radyologlar tarafından kasıktan anjiyo yöntemiyle girilip, miyomu besleyen kılcal damarların özel partiküllerle tıkanması işlemidir. Kan gitmeyen miyom zamanla küçülür. Ancak gelecekte gebelik planlayan, rahim dokusunun kanlanmasının bozulmasını istemeyen hastalarda ve enfeksiyon riski nedeniyle servikal miyomlarda her zaman ilk tercih değildir. Ayrıca MRgFUS (MR Kılavuzluğunda Odaklanmış Ultrason) gibi yüksek yoğunluklu ses dalgalarıyla miyomun dışarıdan yakıldığı yöntemler, seçilmiş özel vakalarda alternatif olabilir.
3. Cerrahi Tedavi (Histerektomi vs. Miyomektomi)
Eğer hasta 45-50 yaşlarının üzerindeyse, menopoza yaklaşmışsa, çocuk isteği (fertilitesi) kesin olarak bitmişse ve rahminde alınması çok riskli, çok sayıda devasa miyom varsa, rahmin tamamen çıkarıldığı Histerektomi ameliyatı kesin (küratif) bir çözüm sunar. Ancak günümüz jinekolojik cerrahisinde, özellikle doğurganlığını korumak isteyen kadınlarda altın standart tedavi, sadece hastalıklı dokunun (miyomun) çıkarılıp sağlıklı rahim dokusunun yerinde bırakıldığı Miyomektomi operasyonudur.
Miyomektomi Nedir? Servikal Miyomlarda Neden Yüksek Cerrahi Tecrübe Gerektirir?
Miyomektomi, kelime anlamı olarak miyom kütlesinin rahim kasından (miyometriyumdan) sıyrılarak sadece tümörün vücut dışına alınması işlemidir. Bu işlem, rahmin tepe kısmında yapıldığında nispeten daha basittir. Ancak söz konusu servikal miyom olduğunda, ameliyatın zorluk derecesi ve komplikasyon (istenmeyen durum) riski katlanarak artar.
Bir servikal miyom ameliyatında cerrahın karşılaşabileceği en büyük zorluklar şunlardır:
- ✔ Yoğun ve Karmaşık Damar Yapısı: Rahim ağzı bölgesi, rahme kan pompalayan ana uterin atardamarların ve toplardamar ağlarının en yoğun olduğu bölgedir. Anatomisi değişmiş bir servikste, miyomu çıkarırken çok ciddi (hayatı tehdit edici) kanamalar yaşanabilir. Cerrahın damar anatomisine mutlak hakimiyeti şarttır.
- ✔ İdrar Yolları (Üreter) Komşuluğu: Böbrekten idrar torbasına inen ince kanallar (üreterler), rahim ağzının her iki yanından sadece birkaç santimetre mesafeden geçer. Büyüyen miyom bu kanalların yerini değiştirmiş olabilir. Dikkatsiz bir neşter veya koter darbesi üreterleri kesebilir veya yakabilir.
- ✔ Derin Pelvik Yerleşim: Serviks, leğen kemiğinin (pelvisin) en dip kısmındadır. Cerrahi aletlerin bu dar alanda manevra yapması, düğüm atması ve kanama kontrolü sağlaması teknik olarak son derece zordur.
İşte tüm bu risk faktörleri nedeniyle, rahim korunarak yapılacak bir servikal miyom ameliyatı (özellikle de laparoskopik olarak yapılacaksa), pelvik anatomiyi çok iyi bilen, kanser cerrahisi (Jinekolojik Onkoloji) prensiplerine hakim, ileri düzey deneyimli cerrahlar tarafından gerçekleştirilmelidir.
Miyom Ameliyatında Kullanılan Farklı Cerrahi Teknikler
Kitlenin boyutuna, hastanın daha önceki ameliyat geçmişine (sezaryen vs.) ve cerrahın uzmanlık alanına göre servikal miyom ameliyatları farklı tekniklerle yapılabilmektedir:
A. Kapalı Miyom Ameliyatı (Laparoskopik Miyomektomi)
Günümüzde rahim koruyucu cerrahilerde dünya çapında altın standart olarak kabul edilen yöntemdir. Karın bölgesine büyük bir sezaryen kesisi yapmak yerine, göbek deliğinden ve kasıklardan açılan 0.5-1 cm’lik 3 veya 4 adet minik delikten içeri girilir. Karın içi gazla şişirilir ve yüksek çözünürlüklü kameralarla içerisi ekrana yansıtılır. İnce uzun aletlerle servikal miyom kılıfından sıyrılır ve “morselatör” adı verilen özel bir cihazla şeritler halinde parçalanarak karın dışına alınır.
Laparoskopinin Hastaya Sağladığı Avantajlar:
- Büyük bir yara izi (skar) olmadığı için estetik ve kozmetik sonuçlar mükemmeldir.
- Doku travması çok az olduğu için ameliyat sonrası ağrı kesici ihtiyacı minimumdur.
- Karın içi organlar havayla temas etmediği için gelecekte tüpleri tıkayabilecek “yapışıklık” (adezyon) riski açık ameliyata göre çok daha düşüktür (Gebelik planlayanlar için hayati önem taşır).
- Hasta genellikle 1 gün hastanede yatar ve günler içinde normal sosyal hayatına, işine geri döner.
B. Robotik Cerrahi (Da Vinci Sistemi)
Laparoskopinin en ileri teknolojik versiyonudur. Özellikle rahim ağzının çok derin noktalarında, dar pelvik alanda yer alan, kanama riski yüksek ve dikilmesi zor olan vakalarda tercih edilir. Robot kolları insan elinin aksine hiç titremez ve 540 derece dönebilme (bilek hareketi) özelliği sayesinde, çok dar alanda miyomun çıkarıldığı yeri kusursuz ve çok katlı bir şekilde dikme (sütürasyon) imkanı sağlar.
C. Açık Miyom Ameliyatı (Laparotomi)
15-20 santimetreyi aşan devasa servikal miyomlarda, daha önce çok sayıda açık ameliyat geçirmiş ve karın içi yoğun yapışıklığı olan hastalarda veya kanser (sarkom) şüphesinin yüksek olduğu vakalarda, cerrahın kitleye dokunarak hissetmesi ve geniş bir görüş alanına sahip olması için kasıktan (sezaryen kesisi gibi) açılarak yapılan geleneksel yöntemdir.
D. Histeroskopik Miyom Cerrahisi
Eğer servikal miyom doğrudan rahim ağzı kanalının içine (vajinaya doğru) büyümüş ve mukozanın altında (submüköz) kalmışsa, hastanın karnında hiçbir kesi yapmadan, vajinal yoldan (alttan) rahim ağzına optik bir kamera (histeroskop) ile girilerek miyomun içeriden tıraşlanarak (rezeksiyon) çıkarılması işlemidir.
Miyom Ameliyatlarında Uterin Manipülatörün Hayati Faydası
Özellikle laparoskopik ve robotik servikal miyom ameliyatlarında başarının gizli kahramanı, ameliyat öncesi hastanın vajinasından rahim ağzına yerleştirilen “Uterin Manipülatör” adı verilen özel medikal aletlerdir. Kapalı ameliyatlarda cerrah organlara eliyle dokunamaz; ancak bu cihaz sayesinde rahim adeta bir direksiyon gibi dışarıdan yönlendirilebilir. Modern jinekolojik cerrahilerde manipülatör kullanımının sunduğu muazzam avantajlar şunlardır:
- ✔ Kusursuz Hareket Kabiliyeti: Rahmin istenilen açıya (öne, arkaya, sağa, sola) rahatça hareket ettirilmesini ve döndürülmesini sağlar. Böylece miyomun tam olarak hangi açıda olduğu netleşir.
- ✔ Cerrahi Görüş Alanının Genişlemesi: Dar pelvik bölgede rahmi yukarı kaldırarak cerraha çalışma (diseksiyon) için geniş bir boşluk ve net bir görüş alanı yaratır.
- ✔ Komşu Organların (Üreter ve Mesane) Korunması: Manipülatörün vajinal uç (kup) kısmı, serviksi ve vajina tavanını gererek sınırları net bir şekilde belli eder. Bu sayede cerrah, mesaneyi aşağı doğru iterken (mesane flebi hazırlarken) nerede olduğunu tam olarak bilir ve idrar yollarına (üreterlere) zarar verme riskini neredeyse sıfıra indirir.
- ✔ Operasyon Süresinin Kısalması: Servikal bölgedeki miyomların daha net ve kanamasız değerlendirilmesine yardımcı olarak, ameliyat süresini kısaltır ve anestezi yükünü azaltır.
Rahim Koruyucu Miyom Cerrahisinin Kadına Sunduğu Avantajlar
Bir kadının rahmini koruyarak sadece miyomu çıkarmak (özellikle zorlu servikal bölgede), cerrah için çok daha meşakkatli, uzun süren ve kanama riski barındıran bir işlemdir. Ancak hastanın geleceği (gelecek projeksiyonu) açısından paha biçilemez avantajlar sunar:
- Doğurganlığın Kesin Korunması: Kadın gelecekte biyolojik olarak kendi çocuğuna hamile kalma (gebelik) şansını ve potansiyelini kaybetmez.
- Rahmin Anatomik Desteğinin Devam Etmesi: Rahim, pelvik tabanın (leğen kemiği kaslarının) en önemli kilit taşıdır. Rahmin korunması, ileride yaşanabilecek mesane sarkması, vajinal sarkma veya bağırsak fıtıklaşması (prolapsus) risklerini engeller.
- Hormonal ve Fizyolojik Devamlılık: Her ne kadar yumurtalıklar hormon üretse de, rahmin korunması yumurtalıklara giden kan akımını bozmaz ve hastanın erken menopoza girme riskini ortadan kaldırır. Kadın doğal adet döngüsünü yaşamaya devam eder.
- Psikolojik Bütünlük: Birçok kadın için rahim, dişilik ve annelik kimliğinin sembolik bir parçasıdır. Organ kaybı yaşanmaması, hastanın ameliyat sonrası psikolojik olarak çok daha güçlü ve pozitif olmasını sağlar.
Not: Her hastada (özellikle kanser şüphesi olan, kanaması durdurulamayan acil durumlarda veya rahim dokusu tamamen tahrip olmuş vakalarda) rahim koruyucu cerrahi tıbben mümkün olmayabilir. Karar, detaylı muayene ve görüntüleme sonrası doktor ve hasta ortaklığıyla verilir.
Miyom Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
Başarılı bir servikal miyom ameliyatından sonraki iyileşme hızı, doğrudan uygulanan cerrahinin tipine (kapalı/açık) bağlıdır. Laparoskopik (kapalı) operasyonlarda hastalar genellikle 1 gece hastanede gözetim altında tutulur ve ertesi gün yürüyerek taburcu olurlar. Açık cerrahide ise bu süre 2-3 güne uzayabilir. Tam fiziksel iyileşme ve doku onarımı 4-6 hafta arasında tamamlanır.
Ameliyat sonrası evdeki iyileşme sürecinde şu kurallara titizlikle uyulması komplikasyonları önler:
- İlk 4 hafta boyunca karın içi basıncı artıracak ağır kaldırmaktan (5 kg üzeri) ve zorlu sporlardan kesinlikle kaçınılmalıdır.
- Rahim ağzı ve rahim kası iyileşene kadar (ortalama 4-6 hafta) cinsel ilişkide bulunulmamalı, vajinal tampon kullanılmamalı ve havuza/denize girilmemelidir (enfeksiyon riski).
- Hafif yürüyüşler kan dolaşımını hızlandırarak pıhtı (emboli) atma riskini azaltır ve bağırsak hareketlerini düzenler.
- Gebelik Planı: Rahim duvarının kas yapısı kesilip dikildiği için, bu dikişlerin iyice kaynaması (rüptür riskinin bitmesi) beklenmelidir. Doktorun önerisine göre ameliyattan sonra ortalama 4 ila 6 ay gebelikten korunmak şarttır.
Sık Sorulan Sorular (SSS)
Servikal miyom tehlikeli midir? Kansere dönüşür mü?
Miyomlar hücresel olarak %99.5 oranında tamamen iyi huylu tümörlerdir. Kansere dönüşme riskleri binde 1’den bile azdır. Ancak servikal miyom, bulunduğu kritik dar bölge nedeniyle (böbrek yollarını tıkayabileceği veya şiddetli kanama yapabileceği için) klinik olarak “tehlikeli ve ciddiye alınması gereken” bir miyom türüdür. Özellikle hızlı büyüme veya menopoz sonrası büyüme gibi durumlarda (Sarkom şüphesiyle) derhal ameliyat edilmeli ve parça patolojiye gönderilmelidir.
Miyom ameliyatında rahim mutlaka komple alınır mı?
Kesinlikle hayır. Eskiden zorlu kanamalarla baş edilemediği için rahim alınabiliyordu ancak günümüzde ileri laparoskopik cerrahi teknikler ve deneyimli jinekolojik onkoloji cerrahları sayesinde, en zorlu bölgelerdeki devasa miyomlar bile sadece tümör sıyrılarak (miyomektomi ile) ve rahim dokusu yerinde bırakılarak (korunarak) alınabilmektedir.
Rahim koruyucu miyomektomi sonrası hamile kalınabilir mi?
Evet, bu cerrahinin temel amacı zaten budur. Ameliyattan sonra rahim kası iyileşmesi için gereken 4-6 aylık dinlenme süresi geçtikten sonra, uygun hastalarda doğal yolla veya tüp bebek (IVF) yöntemiyle gebelik mükemmel bir şekilde mümkündür. Ameliyat sonrası düzenli doktor kontrolü gebelik planlamasında çok önemlidir.
Miyom alındıktan sonra yıllar içinde tekrar oluşur mu?
Evet, nüks etme (tekrar gelişme) riski vardır. Miyom gelişimine genetik bir hücresel yatkınlık varsa ve kadın üreme çağında (hormon üretmeye) devam ediyorsa, rahim korunduğu için yıllar sonra rahmin başka bir bölgesinde yeni miyom odakları oluşabilir. Bu nedenle düzenli yıllık jinekolojik ultrason takibi gereklidir.
Kapalı miyom ameliyatı (Laparoskopi) herkes için uygun mudur?
Hayır. Çoğu hasta için altın standart olmasına rağmen; miyomun boyutu çok devasaysa (örneğin 20 cm üzeri), karın içinde sayılamayacak kadar çok miyom varsa, daha önce geçirilen ameliyatlara bağlı şiddetli karın içi yapışıklık (adezyon) varsa veya hızlı büyüyen şüpheli (kötü huylu) bir kitle düşünülüyorsa doktorunuz açık ameliyatı (laparotomi) tercih edebilir.
Sonuç ve Profesyonel Destek: Nişantaşı / İstanbul
Özetlemek gerekirse; servikal miyomlar, pelvik anatominin derin ve riskli bir bölgesinde yer almalarına rağmen, çaresiz veya mutlaka organ kaybı ile sonuçlanacak hastalıklar değildir. Deneyimli ellerde, yüksek çözünürlüklü görüntüleme sistemleri ve doğru (laparoskopik/robotik) cerrahi planlama ile; rahminiz (uterus) tamamen korunarak bu tümörlerden başarılı ve kalıcı bir şekilde kurtulmak günümüz tıbbında son derece güvenli bir şekilde mümkündür.
Özellikle henüz anne olmamış, gelecekte çocuk sahibi olmayı planlayan veya rahim bütünlüğüne değer veren kadınlarda rahim koruyucu yaklaşımlar (miyomektomi) tartışılmaz şekilde ilk seçenek olmalıdır. Nişantaşı / Şişli – İstanbul’da hizmet veren, pelvik anatomi ve Jinekolojik Onkoloji cerrahisindeki derin tecrübesiyle bilinen Prof. Dr. Hanifi Şahin tarafından yapılacak detaylı ultrasonografik ve klinik değerlendirme sonrasında, sadece size (yaşınıza, kitle boyutunuza ve beklentilerinize) özel en uygun, en konforlu ve en güvenli tedavi planı oluşturulabilmektedir. Sağlığınızı ertelemeyin ve uzman ellere güvenin.
Prof. Dr. Hanifi Şahin
Kadın Hastalıkları, Doğum ve Jinekolojik Onkoloji Uzmanı
Nişantaşı / Şişli – İstanbul, Türkiye











